• Teknik Emek

Soma’yı unutmadık, unutturmayacağız!

Soma iş cinayetinin altıncı yılı, unutmadık unutturmayacağız.


13 Mayıs 2014 tarihinde 301 maden işçisi üretim zorlaması nedeniyle iş cinayetine kurban gittiler. Tıpkı bugün, COVİD 19 sürecinde, üretimin devamlılığının sağlanması ve dolayısıyla kapitalist/emperyalist sistemin ayakta kalması içinişçilerin emekçilerin yaşamları hiçe sayılarak iş cinayetlerine kurban gitmeye devam etmeleri gibi.


Soma iş cinayetinin nedenleri:

  • Maden havzasının planlanmasının,  arama, hazırlık, üretim ve sevkiyatın tek elden yapılması yerine; maden havzasının parçalanarak taşeronlara verilmesi,

  • Arama, hazırlık, üretim ve sevkiyatın planlanan termine göre yürütülmesi yerine; şirket karına kar katmak için aşırı üretim yapılması,

  • Proje denetiminin ilgili devlet kurumları ve şirket tarafından yapılmamış olması,

  • Ocağa giriş ve çıkışların düzenli olarak kayıt altına alındığı, işçilerin vardiya çalışma sürelerinin belli olduğu çalışma yaşamı yerine; dayıbaşı gibi ilkel ve kuralsız çalışma yaşamının sürdürülmesi,

  • Denetimsiz, kuralsız, esnek biçimdeki çalışmanın karşısında duracak işçilerin haklarını savunacak sendikal bir örgütlenme yerine; çözüm ortağı, diyalogcu ve işbirlikçi sendikal örgütlenmesi olarak belirtilmişti.

Gelinen süreçte, iş cinayetin yaşandığı maden işletmesinde; arama, hazırlık ve üretim çalışmaları hala yapılmamaktadır. Ocak bir başka firmaya devredilmiştir ve bu firma ocaktaki maden ekipmanını sökerek ocağı terk etmeye hazırlanmaktadır. Bu durum da göstermektedir ki; ilkel şartlar altında yapılan üretim zorlaması iş cinayetinin nedenidir.


Dönemin Başbakanı’nın ”…bunlar olağan şeylerdir. 1862 İngiltere’de madende göçük 204 kişi ölmüş. Fransa’ya geliyorum1906 dünya tarihinin en ölümlü ikinci kazası 1099 kişi ölmüş…” açıklamaları iş cinayetinin yaşandığı maden işletmesinde ortaçağ koşullarında üretim yapıldığını kabul ve itiraf etmişti.


Maden işletmesi sahibi, sebep olduğu iş cinayetinde yaşamlarını kaybeden işçi başına altı gün içeride yatmadan salıverilmiştir. Şirketin elindeki sahalar kamunun ortaklığı bulunan bir şirkete devredilmiştir. Borçlar ödenmiştir. Şirket kurtarılmıştır. Yapılanlar “Yağma Hasan’ın Böreği”ni dahi geride bırakmıştır.


Oysa o tarihlerde verilen sözlere göre bu iş cinayeti, COVİD 19 gibi, 1999 Kocaeli depreminde olduğu gibi milat olacaktı, önlemler alınacaktı ve iş cinayetler yaşanmayacaktı. Bu tam da koca bir Tekelci Burjuvazi aldatmacası ve yalanıdır. İşçiler hala çalışırken ölmektedir. 13 Mayıs 2014 tarihinden bu yana her yıl Soma’da iş cinayetinde kaybettiğimiz işçilerimizin altı katından daha fazla işçiyi iş cinayetlerine kurban vermekteyiz.


Bugün tüm dünyada yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle hükümet ve ilgili bakanlık bir taraftan evde kalınması, sokağa çıkılmaması, sosyal mesafeyi korunması çağrıları yaparken öte taraftan üretim durdurulmayıp, işçiler zorla çalıştırılmaya devam ettirilerek ölüme yollanıyor.

İSİG (İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisinin) geçtiğimiz Nisan ayını kapsayan İş Cinayetleri raporuna göre Nisan ayı içerisinde 103 tanesi Covid-19 nedeniyle olmak üzere 220 işçi iş cinayetine kurban gitti.


İş cinayetleri devam etmektedir. İşçilerin hayatı patronların kar hırsına feda edilmektedir. İş cinayetlerinin son bulması için insanca yaşanacak bir çalışma ortamının sağlanmasın gerekmektedir. Bu ortamın sağlanması bizim ellerimizdedir. Gücümüz vardır.  Birlikte hareket edersek; yani işyerlerinde örgütlenerek, işçi sağlığı ve iş güvenliğini denetleyecek bir örgütlenme sağlarsak sağlığımızı ve canımızı koruruz. 


Çalışırken ölmek istemiyoruz!

Güvenli ve güvenceli iş istiyoruz!

12 Mayıs 2020

Emek Hareketinden Mühendis Mimar Ve Şehir Plancılar

1 görüntüleme

E-Bültenimize Abone Olun!

  • White Facebook Icon
  • Instagram
  • LinkedIn