• teknikemek2020

ENKAZ KALDIRMA, ÖNLEM AL!


Ülkenin birçok yerindeki orman yangınları devam ederken hemen arkasından Kastamonu, Sinop ve Bartın’da meydana gelen sel felaketinde 70’in üzerinde insanımız hayatını kaybetmiş, yüzlerce insanımız ağır şekilde etkilenmiştir. Sel felaketinin meydana geldiği yerlerde binalar kullanılmaz hale gelmiştir. Arama çalışmaları devam ederken onlarca insandan hala haber alınamadığı bilgisi gelmektedir.

Muğla, Antalya ve İzmir illeri ağırlıklı olmak üzere yurdun birçok noktasında yaşanan orman yangınları yerleşim alanlarına sıçramış, insanların hayatını kaybetmesine, doğal hayatın yok olmasına binlerce hektarlık orman alanının yanarak kül olmasına neden olmuştur.

22 yıl önce, 17 Ağustos 1999 tarihinde Gölcük’te meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki depremden tüm Marmara Bölgesi etkilenmiştir. Açıklanan resmi kayıtlara göre 17.480 kişi hayatını kaybetmiş, 25.000’e yakın kişi yaralanmış, 285.000 ev ve 43.000 işyeri hasar görmüş, ancak sorumlular cezalandırılmamış, yardım için toplanan vergiler kalıcı hale getirilmiş, sonraki süreçte ise depremler için yapılması gereken hazırlıklar unutulmuştur.

Kocaeli depreminin ardından bugüne kadar yaşanan onlarca depremde, selde, yangında verilen sözler havada kalmış, her yaşanan acı sağlanacak rantın kaynağı haline getirilmiştir. Deprem bölgesinde yaşadığımız göz ardı edilerek fay hatları imara açılmış, dere yatakları daraltılarak sağlam olmayan zeminlere çok katlı binalar dikilmiş, yanan orman alanlarının yerine yeni yazlıklar, oteller, turizm alanları inşa edilmiştir.

Afetin yaşandığı her alan, iktidarın, yönetenin iradesi ile yıkım alanlarına dönüştürülmüştür. Bulunduğumuz her bina yaşam açısından riskli alanlar haline dönüşürken, taşkın raporlarına inat yapılaşmalara izin verilmekte, belirlenen fay hatları görmezden gelinmekte, her yıl yüzlerce orman yangını yaşamamıza rağmen yangına karşı alınacak önlemler yok sayılmaktadır. Rant uğruna daha çok acı, daha çok kayıpla karşı karşıya kalınmaktadır.

Yaşanan tüm bu acılardan sonra hükümet yetkilileri afet alanına gidip afeti yaşayan insanlarla dalga geçer gibi çay fırlatmakta, “öyle evler inşa edeceğiz ki evi eski olan vatandaşlar keşke bizim de evimiz yansaydı” diyecekler gibi aymaz ifadeler kullanabilmektedir. Depremin, yangının, selin felaket haline gelmemesini sağlayacak olan, gerekli önlemlerle ufak hasarlarla atlatabileceğimiz doğa olaylarında asıl görevi önlem almak olan iktidar ise felakette enkaz kaldırma, felaketten sonra konteyner kentler, toplu konut yapımı ile ilgilenmekte, buralara kurulan Kızılay çadırları, dağıtılan yardımlar, verilen banka hesapları ile güçlülüğünü göstermeye çalışmaktadır. Oysa ki; devletin görevi enkaz kaldırmak değil, gerekli önlemleri alarak ülkemizin enkaz haline gelmesini engellemek olmalıdır.

Bizler Kastamonu, Manavgat, İzmir ve Kocaeli’de olduğu gibi yaşanan tüm afetlerdeki mal ve can kaybında sorumluluğu bulunan başta yetkililer olmak üzere tüm sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz.

Bizler meydana gelen sel, yangın ve depremlerde açılan yaraların acilen sarılması, etkilenen insanların sağlıklı yaşam alanlarına kavuşmasını istiyoruz.

22 yıl önce Kocaeli Depremi’nde kaybettiğimiz insanlarımızı saygıyla anarken yaklaşan Büyük Marmara Depremi’ne acilen hazırlanılmasını ve gerekli tüm önlemlerin alınmasını istiyoruz.

Bizler artık enkazların kaldırılmasını değil; enkazların oluşmamasını, bunun için gereken önlemlerin alınmasını istiyoruz.

Ağustos 2021

EMEK HAREKETİNDEN

MÜHENDİS MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI

44 görüntüleme0 yorum