• Teknik Emek

ŞİDDET HER YERDE, ÇÖZÜM ÖRGÜTLÜ MÜCADELEDE!


25 Kasım 1960, Dominik Cumhuriyeti’nde Patria, Minerva ve Maria isimli üç kız kardeşin, Mirabel Kardeşler’in Trujillo diktatörlüğüne karşı yürüttükleri özgürlük mücadelesinde öldürüldükleri gündür. Mirabel Kardeşlerin öldürüldüğü 25 Kasım tarihi tüm dünya kadınları tarafından "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü" olarak mücadelenin büyütüldüğü ve kız kardeşlik köprülerinin kurulduğu gün olarak yaşanmaktadır.

25 Kasım’a bu yıl; bir yandan tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan covid 19 salgınının devam ettiği, bir yandan kadınların tırnaklarıyla kazıyarak elde ettiği haklara karşı yoğun saldırıların olduğu, ekonomik krizin, yoksulluğun, şiddetin, istismarın ve kadın cinayetlerinin giderek daha da can yakıcı bir hal aldığı şartlarda gidiyoruz.

Yükselen döviz, artan masraflar, zamlı faturalar, kiralar, krediler, borçlar çığ olup emekçilerin üzerine düşüyor. Gençler işsizlikle boğuşurken, çalışanlar ücretsiz izin tehdidiyle veya işten atılma korkusuyla yaşıyor. Korunmasız bırakılan sağlık emekçileri virüsle, şiddetle, haklarının ödenmemesiyle karşı karşıyayken; gazeteciler, avukatlar, mühendisler hak ararken tutuklanmalarla, mesleklerine ve meslek örgütlerine yönelik saldırılarla boğuşuyor. Kadınların payına düşense her zamanki gibi daha çok yoksulluk, artan şiddet, her an bir cinayet tehdidi oluyor.

Ailenin artan yükleriyle, her gün artan işsizlikle eve kapatılan kadınlar daha çok şiddet görüyor. Yoksulluk ve işsizlik, kadınları şiddet gördüğü evden ayrılamaz hale getiriyor. Virüsün öldüremediği kadınları, boşanmayı ya da ayrılmayı reddeden erkekler öldürüyor. 2020 yılının ilk on ayında 397 kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdi. 151’i ‘şüpheli ölüm’ olarak kaydedildi. Kadınlar en ‘güvenilir’ yerlerde, yakınları tarafından öldürüldü. Kadınların 143’ü evinde katledildi. Failleri ise erkek akrabaları ve partnerleri oldu. Kadınların 136’sı ateşli silahla yaşamını yitirdi.

Diğer taraftan pandemi koşulları ev içi bakım emeğini katlarken, toplumsal cinsiyetçi iş bölümü nedeniyle, kadınlar çalışsın veya çalışmasın, evin hijyenini sağlamaya, evdeki karantinayı idare etmeye, okula gidemeyen çocuklara bakmaya, derslerini takip etmeye mahkum ediliyor ve kadınlara yönelik psikolojik ve fiziksel şiddet artıyor. Her ekonomik krizde durumunda işten çıkarılmanın ilk akla gelenleri de kadınlar oluyor emek sömürüsünü misliyle yaşayanlar da…

Mücadeleyle ve bedel ödeyerek kazanılmış temel hakların kırıntılarına dahi tahammülü olmayan siyasi iktidar her fırsatta saldırılarına devam ediyor. Tıpkı kadınlar pandemi sürecinde kendilerine şiddet uygulayanlarla aynı evde yaşamak durumundayken; Türkiye’nin, kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, suçların kovuşturulması, suçluların cezalandırılması ve kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesi gibi temel ilkeleri konu alan İstanbul Sözleşmesinden, aile kurumunu parçaladığı ve yeni nesilleri batı kültürüne ve eşcinselliğe özendirdiği gibi gerici, mesnetsiz ve homofobik açıklamalarla imzasını çekeceğini tartışmalarının çıkarılması gibi İzmir Depreminin yarattığı heyula da es geçilmedi. Adına “istihdam paketi” dedikleri torba yasayla çalışanların kıdem tazminatı ve emeklilik haklarına göz diken AKP iktidarı ve destekçileri, cılız da olsa işçilerin verdiği mücadeleler sonrası bu tasarıdan şimdilik vazgeçtiler. Kadınların direnişleri sonucu rafa kaldırılmış olan İstanbul Sözleşmesinden çıkılması tartışmalarında olduğu gibi… Kadınlar kazanılmış tüm haklarına yönelik bütünlüklü bu saldırıları ancak mücadele ederek, örgütlenerek bertaraf edebileceklerini tecrübeleriyle biliyorlar artık. Bugün geri atılan adımların, rafa kaldırılan tasarıların yarın daha büyük saldırı dalgaları olarak dönmemesinin yolunun ancak örgütlü mücadeleden geçtiğini de.

Biz Emek Hareketinden mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak, 25 Kasım’da kadınları bir kez daha acil taleplerimiz etrafında birleşmeye ve mücadeleye çağırıyoruz.

· Ücretsiz izin yasaklansın.

· Kaynaklar sermaye için değil halk için kullanılsın.

· Kadın cinayetleri için acil eylem planı açıklansın.

· İstanbul sözleşmesi uygulansın.

· Kazanılmış haklarımız tartışma konusu haline getirilmekten vazgeçilsin.

Başka bir dünya mümkün;

Gelin dayanışmayı büyütelim,

Örgütlenelim,

Değiştirelim!

Kasım 2020

EMEK HAREKETİNDEN

MÜHENDİS MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI

21 görüntüleme0 yorum

E-Bültenimize Abone Olun!

  • White Facebook Icon
  • Instagram
  • LinkedIn